|
Giderayak Türkel’imize
Sevgili arkadaşımız, yoldaşımız Prof. Dr. Türkel Minibaş’ı toprağın
koynuna verdik bugün.
Hindu bir büyük bilge dostumuz şöyle vasiyet etmişti ölmeden: Beni asla
adetlerimize göre yakmayın. Çünkü en az onlarca ağaç tüketeceksiniz ama
beni toprağa koyarsanız her bir hücrem yeni bir şeye öncülük eder.
Türkel’imiz de her bir tarafta öncülüğünü, örgütçülüğünü, güler yüzlü
ciddiyet (Vedat Günyol’un sözüdür)ini, sevgisini, öğretilerini saçmaya
devam edecektir, buna eminiz.
Onbeş yıl önce bu sütuna ilk yazmaya başladığı günkü heyecan ve
mutluluğunun parlayan gözlerindeki yansımasını asla unutmuyorum.
Düşlerimin hepsi gerçekleşti, biliyor musunuz? Öğretim üyesi olmak
isterdim, oldum, yazar olmak isterdim, o da oldu. Cumhuriyet’te yazmak
isterdim, bugün o da oldu” demişti.
Oysa O’nun bu noktadan sonra yapacakları ne çoktu, ne çeşitliydi ve O
büyük bir alçak gönüllülükle ne çok projeye imza attı ama hiç mi hiç
böbürlenmeden, başarılarını başkalarına baskı olarak kullanmadan.
Öğrencilerinin, dernek dostlarının ve ona eli değen herkesin sevgisi,
saygısı ve hayranlığı bundan olsa gerek.
Bizler dostumuzun yazılarını okuyarak, anlamaya çalışarak ucundan da
olsa iktisadı tanıdık, önemini anladık.
Türkel’e hep sorardım “Siz iktisatçılar bir araya gelip ülke
kalkınmasını ekonomik açıdan bir formüle sokamaz mısınız?” O zaman bu
çözümleri halkımızla da paylaşır hep birlikte siyasilere baskı kurarak
yapılmasını isteriz.”
“Yook” derdi, “İktisatçılar öyle her konuda uzlaşıp tek ses olamazlar,
herkesin kendine göre bir bakışı vardır…”
Türkel, her olaya, olguya ilkönce tersten, daha doğrusu birçoğumuzun
göremediği yönden bakıp “durun bakalım” diye sarsardı insanı! Sonra
konuyu tartışmaya açar, ortak noktanın bulunmasını sağlardı. Yani, “her
denene baş eğmeyin, doğruyu siz kendiniz araştırıp düşünerek bulmaya
çalışın” demeye getirirdi ki bundan herkes çok yarar görmüştür.
Sadece çok başarılı bir bilim kadını, sonuna kadar bir Atatürk kızı ve
toplum savaşçısı değil o tam bir insandı da. Giyimi, kuşamı, ilginç
takılarıyla, sarındığı rengarenk giysileri, bakımlı makyajı, manikürü
ile tam bir kadındı, etrafına ışık saçan. Onun için hem çok sevildi, hem
de çok sayıldı.
Bakalım ileride bu sütunu kimler dolduracak? Umarım Türkel kadar
aydınlık biri, bir bilim kadını bu yeri ve bayrağı ele alır.
Türkel’in son dileklerinden biri de, 2. kitabından sonra çıkan
yazılarını 3. bir kitapta yayınlamaktı. Hazırlıklarına da başlamıştı.
Eminim ki gazetemiz Cumhuriyet bu yazıların tüm topluma daha iyi
ulaşması için bu derlemeyi gerçekleştirecektir.
Dünyaya Türkel gibiler sık gelmez, kıymetini bilelim.
Prof. Dr. Türkan Saylan
ÇYDD Genel Başkanı
|