| |
|
Her geçen gün yaşam şartlarının daha da zorlaştığı ülkemizde ve
dünyamızda, çevre konularında bilgi alışverişinde bulunabilmemiz
için "Çağdaş Çevre" konulu köşemizi başlattık. Lütfen konu ile
ilgili paylaşmak istediğiniz haber ve bilgileri bize yollayın.
Köşemizin ilk yazısı Üsküdar Şubemizin Üyesi aynı zamanda Doğa
Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi olan Sayın Şahika Ertan'dan.
Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakabilmek dileyi
ile.... |
|
|
| |
İLKBAHARDA ÇİÇEKLERİ DÜŞÜNMEK
Bol yağışlı bir kışı geride bıraktık. Yağmur çoktu ama kar doğanın
açlığını doyuracak kadar yağmadı. Oysa kar, kırlardaki suyun yeraltında
daha çok birikmesi demek. Çoğunluğu yüzeyden akıp giden yağmur suları
ise ne yazık ki toprağın içlerine yeterince işleyemediği için karın
sindire sindire erimesindeki gibi su tutulmasına yaramıyor.
Ama doğa, her şeye rağmen bu yağmur sularıyla yıkanmış topraklarından
bize en güzel süslerini, çiçeklerini hediye etmeye niyetli gene de.
Onun için bu gezimizde ülkemizin çiçekli bitkilerini sözkonusu edelim istedim.
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
KUŞLAR GİBİ KARARLI VE GÜÇLÜ
VE DE ÖZGÜR OLANLAR İÇİN..
Türkân Hocamız’ı uğurladıktan bu yana kocaman bir yaz geçti
Kuzey Yarıküre’nin üzerinden. O günlerde doğa yeni bahara
gözlerini açıyor, biz ÇYDD olarak birsürü acı yaşarken o, her
zamanki kararlılığı içinde düzenini sürdürüyordu. Üzüntülü
gözlerimizi göklere kaldırdığımızda Hocamız’ın gülümseyen
yüzünün yanında sürülerle kuşun, filolar halinde kuzeye doğru
uçuşlarını görüyorduk. Hoş, sade göklerde değil ormanların,
denizlerin üstlerinde de telâşlı sürüler görünüyordu kuzeye yol
alan. Geçip giden bu kuşlar ne yapıyorlardı dersiniz? Gelin,
kuşların bu göç âlemine biraz daha yakından bakalım..
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
DOĞADA YAŞANAN FIRTINALAR
Yıllar önce Baraka isimli bir film vardı. DVD si hâlâ satıcıların raflarında bulunuyor. Film bir dervişin dünyanın oluşumunu anlatması ile başlar ve o korkunç kaos çağlarından sonra bugünlere gelir. Seyirci, varoluşla birlikte atmosferde, yerkürenin oluşumunda, yerküre oluştuktan sonra onun üzerinde yaşanan inanılmaz olayları bir –felâketler manzumesi- olarak izler. Ama yanardağlar, zehirli gazlar, buzullar derken öyle bir cennet ortaya çıkar ki - insan- denen canlının yaşamasına lâyık ortam tam da budur işte. Bunca karmaşa, bunca infilâk ve çarpışma öyle bir noktada değişime uğrar ki yavaş yavaş dinen bu savaştan görkemli bir hayat doğar. Bugün kaybetmek yolunda olduğumuz ve yeniden eski düzenini kurmak için uğraştığımız doğa işte böyle bir süreçten geçtikten sonra mükemmel halini yakalamıştır milyon yıl önce. Tıpkı ÇYDD nin başına gelenler gibi..Dünyanın oluşumu bir dervişin ağzından nasıl bir kaos ile başlıyor ve mükemmel uyuma ulaşıyorsa Derneğimiz de doğadaki güzellikler gibi bir geleceğe ulaşacaktır bu kargaşa günlerinden sıyrılarak..
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
BUĞDAYIN VATANINA YOLCULUK
Annem 1950 lerde Ankara’da yaşadığı yılları bir başka anardı.
Babamın işi nedeniyle Boğaz kenarındaki tarihle kucaklaşan evini
bırakıp, o devrin tabiri ile, Ankara Bozkırı’na alışmak denizle
büyümüş, ömrü tuzlu suyla ve onun nimetleriyle oynaşarak geçmiş
bir İstanbullu için zor gelir, değil mi? Ama annem İstanbul’da
bıraktığı denizin zenginliğini işte o Ankara Bozkırı’nda
bulmuştu sanki. Bahçelievler civarında kurulan pazara gelen
köylülerin sattığı binbir çeşit kır çiçeğini öyle bir anlatırdı
ki sanki o çiçekler İstanbul’daki evimizde açıverirdi. İstanbul,
eskiden doğası zengin bir şehirdi. Hele betona kurban..
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
BİR SULAKALANDA SAZ OLMAK
Sizinle gezimizi bir sonbahar gününde ormanlarda
bırakmıştık. Çok şükür o kupkuru günler geride kaldı ve ülkemiz
şiddetli soğuklarla beraber biraz yağış almaya başladı.
Ormanlar, daha doğrusu tüm doğa bir ümide kapıldı birdaha 2007
deki, 2008 deki gibi kurak geri gelmez diye ama büyük ihtimalle
bu ümit boş. Tıpkı neredeyse boş sayılan barajlarımız gibi. O
nedenle Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun sözüne kulak vermeliyiz:
Yağan kara, yağmura aldanmayalım lûtfen. Ülkemizi kurak günler
bekliyor önümüzdeki yaz da..Ama ben size böyle kurakların
olmadığı zamanlarda sulakalanlarımız nasıldır onu anlatmak
istiyorum bu gezimizde.
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
BİR ORMAN GEZİSİ YAPALIM..
Sonbahar geldi; o kavurucu sıcaklar, yangın haberleri son buldu.
Küresel iklim değişikliğinin kuraklık tehdidi henüz bitmedi ama
gene de ülkenin orasında-burasında yağışlar görülmeye başladı;
bu iyi haber. Bir iyi haber de güneşin güney yarıküreye doğru
yolculuğa başladığı şu günlerde ormanlarda yaşanan değişim..Sizi
ormanlara götürecektim. İşte tam zamanı. Oralar şimdi allı
sarılı, eflâtunlu yeşilli bir ressam paleti. Çünkü “Güz” isimli
ressam bugünlerde ormanlarda resim yapıyor ve bu tablo inanılmaz
güzel oluyor. Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
YANGINLAR BENİ DE YALANCI
YAPTI
Aslında sözünde duran biriyimdir.
Verdiğim sözü tutup ilk yazımda bahsettiğim geziye çıkacaktım
sizinle birlikte. Niyetim, doğal ortamları tanımaya
başlayacağımız bu ilk gezimizde ormanlara gitmekti. Ama
ormanları düşünmeye başlayınca kendimi bu yıl yaşanan yangın
felâketinin içinde buldum. Nasıl da içimiz kavruldu değil mi o
güzelim ağaçlar, ormanın hayat dolu canlıları bir bir alevler
içinde kalırken; köylerimiz, köylülerimiz alevin kurbanları,
alevin mağdurları ....
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
ÇAĞDAŞ DOĞA ÇAĞIMIZDAN
ŞİKÂYETÇİ
Aslında bu cümleyle başlamak istemezdim bu ilk yazıma
değerli ÇYDD dostları ama yaşadıklarımız, özellikle 1960 larda
başlayan ozon tabakasındaki incelmenin tetiklediği küresel ilkim
değişikliği ile öylesine tehlikeli bir geleceğe sürükleniyor ki
dünya, o başlık oturuverdi yazının girişine. Siz bunu bilin
bilmesine de ben gene ¾ ü suyla kaplı bir boncuk misali
gezegenimizin, mavi küremizin nasıl bir doğa cenneti olduğunu
anlatmakla başlayayım sözüme.....
Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
| |
|
RENK CÜMBÜŞLÜ GÜZE MERHABA
Uzun, sıcak, bol nemli bir yaz geride kaldı. Sıcaklarla boğuştuk, şikâyet ettik, havalar serinlese diye günün sıkıntısını kış özlemine çevirdik. İşte zaman denen o gemi bizi de birlikte götürerek yaz limanından güz denizlerine yol almaya başladı bile. Bulunduğum köyde 31 Ağustos akşamı gökyüzünde renkler değişti, bulutlar birbiriyle hararetle kucaklaştı, kaynaştı; bu kaynaşmanın şiddetinden etrafa şerareler atladı ve gök boşandı; esti-yağdı, yağdı da yağdı..Uykuya giderken dama şiddetle vuran damlaların sesleri duyuluyordu evin her köşesinden. Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
| |
|
SAHLEP...
Gördüğünüz çiçek, hemen herkesin kışın severek içtiği sahlebin, yazın serinlemek için tadına doyamadığı sahlepli dondurmanın hammaddesini oluşturan bir tür orkide çiçeği. Bu orkidelerin mutfak kültüründe kullanılanlarına biz –sahlep çiçeği- diyoruz. O içeceğin ya da sade dondurmanın asıl özünün bir çiçek olduğunu, daha doğrusu o çiçeğin toprak altında kalan yumruları olduğunu biliyor muydunuz? Pekiyi ya bu yumruların aşırı ve yanlış sökümü nedeniyle, sahlepin bazı türlerinin ülkemizde tamamen tükendiğini, bazılarının da neredeyse tükenmek üzere olduğunu duydunuz mu? Eğer bilim insanlarının önerdiği doğrultuda, toplanma sırasında yumruların bazıları toprakta bırakılsa bu güzel besin maddesi tükenmeyebilir. Tabii yaşama ortamları da zarar görmezse... Aslında devlet bazı koruma önlemleri almış; uyan olursa... Bu korumanın sağlanamadığı belli ki ihracı bile yasak olmasına rağmen yasağın uygulanırlığı pek yok. Devamı..
Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi |
|
BAŞLARKEN - ÇEVRE EN GENİŞ TANIMIYLA HER ŞEYDİR !
Sevgili Çağdaşlar,
Bu köşede, çevreyi ve çevre sorunlarını tartışmayı düşünüyorum. Doğal olarak tartışma deyince, tek kişilik tartışma olamayacağına göre, çevre köşemize sizlerin de katkı ve katılımınızı bekliyorum. Gerçekten de siz sevgili çağdaşlardan gelecek soru ve farklı görüşlerle köşemizin daha da zenginleşeceğıne, daha da yararlı olacağına inanıyorum.Devamı..
A. Oktay Demirkan
|
|
ÜLKEMİZDE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK VE SORUNLAR
Son Buzul Çağı MÖ 10000-11000 civarında bitti. İnsan yeryüzünde varolmuştu o zaman. Soğukla ve iklimin ani değişmesiyle insanlar mağaralara sığındılar ve hayatlarını o şekilde idame ettirdiler. Bu arada önemli bir şey oldu. Buzullar Kuzey Kutbu’ndan itibaren güneye doğru yayılırken Karadeniz’in yarısı hizasına geldi ve hemen hemen orada durdular. Kuzey yarıküre yaklaşık 1,5 kilometre kalınlığında buz kütlesiyle kaplanmıştı. Oradan kaçan canlılar üzerlerinde çeşitli polenler, bitki tohumları taşıdılar güneye doğru göçerken. Üzerinde yaşadığımız bu Anadolu toprakları çok ilginç bir şeye sahne oldu: Dünyada yedi büyük gen havuzu var ve bunların ikisi Anadolu topraklarında. Üç bini aşkın endemik bitki türümüz var.Devamı..
A. Oktay Demirkan
|
|
EKOSİSTEM, EKOSİSTEMİN İŞLEYİŞİ VE EKOLOJİK DENGE
Doğada küçük büyük hiç bir canlı tek başına değildir. Her canlının etkilenmekte ve etkilemekte olduğu bir çevresi vardır. Canlılar, cansız varlıklar ve o çevredeki ilişkileri etkileyen ısı, ışık, basınç, nem gibi fiziksel koşullar hep birlikte bulunurlar.Devamı..
A. Oktay Demirkan
|
|
|
KÜTAHYA ETİ GÜMÜŞ A. Ş. SİYANÜR FACİASI, BERGAMA MÜCADELESİ VE SİYANÜRLE ALTIN ÜRETİMİ
Bergamalıların altın üreticileri ile olan hukuk savaşımı ve gerçekleştirdikleri yüzlerce eylem nedeniyle Siyanürle Altın Üretimi konusu kamuoyunda o kadar tartışıldı, o kadar yazıldı ki adeta yazılacak bir şey kalmadı. Bu nedenle bu yazımız genellikle yazılanların bir yinelenmesinden oluşuyor. Yasal boyutuna ise hiç girmedim. İsteyen okurlarımız doğrudan bana başvurabilecekleri gibi yazımızın sonunda bildirdiğimiz web sayfalarından daha fazla bilgiye ulaşabilirler. Devamı..
A. Oktay Demirkan
|
|
|
CEP TELEFONLARI ve BAZ İSTASYONLARI
Cep telefonlarımıza neredeyse her saat başı gelen mesajlar. "Haftada 50 kontöre 200 dakika konuş" , " Her ay 100 kontör yükle her yöne sınırsız mesajlaş", “Üyelik için kayıt yaz 7880'e göder.” gibi tarife süsü vererek üye toplanmaya çalışılıyor ve cep telefonu ile görüşmek özendiriliyor. Devamı..
A. Oktay Demirkan
|
|
|
|
|
| |