Her geçen gün yaşam şartlarının daha da zorlaştığı ülkemizde ve dünyamızda, çevre konularında bilgi alışverişinde bulunabilmemiz için "Çağdaş Çevre" konulu köşemizi başlattık. Lütfen konu ile ilgili paylaşmak istediğiniz haber ve bilgileri bize yollayın.

Köşemizin ilk yazısı Üsküdar Şubemizin Üyesi aynı zamanda Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi olan Sayın Şahika Ertan'dan.

Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakabilmek dileyi ile....

 
KUŞLAR GİBİ KARARLI VE GÜÇLÜ VE DE ÖZGÜR OLANLAR İÇİN..

Türkân Hocamız’ı uğurladıktan bu yana kocaman bir yaz geçti Kuzey Yarıküre’nin üzerinden. O günlerde doğa yeni bahara gözlerini açıyor, biz ÇYDD olarak birsürü acı yaşarken o, her zamanki kararlılığı içinde düzenini sürdürüyordu. Üzüntülü gözlerimizi göklere kaldırdığımızda Hocamız’ın gülümseyen yüzünün yanında sürülerle kuşun, filolar halinde kuzeye doğru uçuşlarını görüyorduk. Hoş, sade göklerde değil ormanların, denizlerin üstlerinde de telâşlı sürüler görünüyordu kuzeye yol alan. Geçip giden bu kuşlar ne yapıyorlardı dersiniz? Gelin, kuşların bu göç âlemine biraz daha yakından bakalım.. Devamı..


Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
DOĞADA YAŞANAN FIRTINALAR

Yıllar önce Baraka isimli bir film vardı. DVD si hâlâ satıcıların raflarında bulunuyor. Film bir dervişin dünyanın oluşumunu anlatması ile başlar ve o korkunç kaos çağlarından sonra bugünlere gelir. Seyirci, varoluşla birlikte atmosferde, yerkürenin oluşumunda, yerküre oluştuktan sonra onun üzerinde yaşanan inanılmaz olayları bir –felâketler manzumesi- olarak izler. Ama yanardağlar, zehirli gazlar, buzullar derken öyle bir cennet ortaya çıkar ki - insan- denen canlının yaşamasına lâyık ortam tam da budur işte. Bunca karmaşa, bunca infilâk ve çarpışma öyle bir noktada değişime uğrar ki yavaş yavaş dinen bu savaştan görkemli bir hayat doğar. Bugün kaybetmek yolunda olduğumuz ve yeniden eski düzenini kurmak için uğraştığımız doğa işte böyle bir süreçten geçtikten sonra mükemmel halini yakalamıştır milyon yıl önce. Tıpkı ÇYDD nin başına gelenler gibi..Dünyanın oluşumu bir dervişin ağzından nasıl bir kaos ile başlıyor ve mükemmel uyuma ulaşıyorsa Derneğimiz de doğadaki güzellikler gibi bir geleceğe ulaşacaktır bu kargaşa günlerinden sıyrılarak.. Devamı..

Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
BUĞDAYIN VATANINA YOLCULUK

Annem 1950 lerde Ankara’da yaşadığı yılları bir başka anardı. Babamın işi nedeniyle Boğaz kenarındaki tarihle kucaklaşan evini bırakıp, o devrin tabiri ile, Ankara Bozkırı’na alışmak denizle büyümüş, ömrü tuzlu suyla ve onun nimetleriyle oynaşarak geçmiş bir İstanbullu için zor gelir, değil mi? Ama annem İstanbul’da bıraktığı denizin zenginliğini işte o Ankara Bozkırı’nda bulmuştu sanki. Bahçelievler civarında kurulan pazara gelen köylülerin sattığı binbir çeşit kır çiçeğini öyle bir anlatırdı ki sanki o çiçekler İstanbul’daki evimizde açıverirdi. İstanbul, eskiden doğası zengin bir şehirdi. Hele betona kurban.. Devamı..

Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
BİR SULAKALANDA SAZ OLMAK

Sizinle gezimizi bir sonbahar gününde ormanlarda bırakmıştık. Çok şükür o kupkuru günler geride kaldı ve ülkemiz şiddetli soğuklarla beraber biraz yağış almaya başladı. Ormanlar, daha doğrusu tüm doğa bir ümide kapıldı birdaha 2007 deki, 2008 deki gibi kurak geri gelmez diye ama büyük ihtimalle bu ümit boş. Tıpkı neredeyse boş sayılan barajlarımız gibi. O nedenle Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun sözüne kulak vermeliyiz: Yağan kara, yağmura aldanmayalım lûtfen. Ülkemizi kurak günler bekliyor önümüzdeki yaz da..Ama ben size böyle kurakların olmadığı zamanlarda sulakalanlarımız nasıldır onu anlatmak istiyorum bu gezimizde. Devamı..


Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
BİR ORMAN GEZİSİ YAPALIM..

Sonbahar geldi; o kavurucu sıcaklar, yangın haberleri son buldu. Küresel iklim değişikliğinin kuraklık tehdidi henüz bitmedi ama gene de ülkenin orasında-burasında yağışlar görülmeye başladı; bu iyi haber. Bir iyi haber de güneşin güney yarıküreye doğru yolculuğa başladığı şu günlerde ormanlarda yaşanan değişim..Sizi ormanlara götürecektim. İşte tam zamanı. Oralar şimdi allı sarılı, eflâtunlu yeşilli bir ressam paleti. Çünkü “Güz” isimli ressam bugünlerde ormanlarda resim yapıyor ve bu tablo inanılmaz güzel oluyor. Devamı..

Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
YANGINLAR BENİ DE YALANCI YAPTI

Aslında sözünde duran biriyimdir. Verdiğim sözü tutup ilk yazımda bahsettiğim geziye çıkacaktım sizinle birlikte. Niyetim, doğal ortamları tanımaya başlayacağımız bu ilk gezimizde ormanlara gitmekti. Ama ormanları düşünmeye başlayınca kendimi bu yıl yaşanan yangın felâketinin içinde buldum. Nasıl da içimiz kavruldu değil mi o güzelim ağaçlar, ormanın hayat dolu canlıları bir bir alevler içinde kalırken; köylerimiz, köylülerimiz alevin kurbanları, alevin mağdurları .... Devamı..

Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi
ÇAĞDAŞ DOĞA ÇAĞIMIZDAN ŞİKÂYETÇİ

Aslında bu cümleyle başlamak istemezdim bu ilk yazıma değerli ÇYDD dostları ama yaşadıklarımız, özellikle 1960 larda başlayan ozon tabakasındaki incelmenin tetiklediği küresel ilkim değişikliği ile öylesine tehlikeli bir geleceğe sürükleniyor ki dünya, o başlık oturuverdi yazının girişine. Siz bunu bilin bilmesine de ben gene ¾ ü suyla kaplı bir boncuk misali gezegenimizin, mavi küremizin nasıl bir doğa cenneti olduğunu anlatmakla başlayayım sözüme..... Devamı..

Şahika Ertan
Doğa Gözcüleri Derneği Kurucu Üyesi